BIST 123457.39
DOLAR 5.9369
EURO 6.5687
GR ALTIN 298.431
 “Bir Evladımı Daha Toprağa Vermem mi Gerekiyor?”

“Bir Evladımı Daha Toprağa Vermem mi Gerekiyor?”

06-12-2019 - 18:33 tarihinde yayınlandı
Ayşenur’un babası yetkililere seslenerek Mustafa Sezer “Bir evladımı daha toprağa vermem mi gerekiyor?” dedi

 

PAYLAŞ

AYŞENUR Güven davası yalnızca Alanya’da değil tüm Türkiye’de büyük yankı uyandırmış, 14 Kasım tarihinde Alanya 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yinelenen davaya Haluk Levent de katılım sağlamıştı. 
NE OLMUŞTU?
Ayşenur Güven, ‘Ben bir şeytanın eline düştüm’ diyerek kaleme aldığı ve uğradığı cinsel istismarı anlattığı mektubunun ardından intihar etmiş, konuya ilişkin görülen davada yerel mahkeme sanığın amcaoğlunun 14 yıl hapsine karar vermişti. İtiraz üzerine yargıtaya giden dava dosyası 14. Ceza Dairesi’nde görüşülmüş, yerel mahkemenin 14 yıl hapis cezasını öngören kararı 5 kişilik heyetin 3’ünün kabul, heyet başkanı ve bir diğer üyenin ret kararlarının ardından oy çokluğu ile bozulmuştu. Yargıtayın oy çokluğu ile aldığı bozma kararı sonrası sanık Selahattin S. serbest bırakılmış ve yargılanması üzerine dava yerel mahkemede yeniden başlamıştı. 14 Kasım tarihinde geniş bir katılımla gerçekleşen davada ise yerel mahkeme direnerek sanık Selahattin S.'yi daha önce verildiği gibi 14 yıl süreyle tutuklamıştı. Tutuklama kararının ardından kaçan sanık Selahattin S. emniyet güçleri tarafından başlatılan inceleme sonucu 5 günün ardından saklandığı yayla evinde yakalanmıştı.
‘ZATEN 2 YILIN ÜZERİNDE TUTUKLU KALDIĞI…’
14 Kasım’da yerel mahkemenin direnmesiyle yeniden tutuklanan sanık Selahattin S., avukatı tarafından 21.11.2019 tarihinde sunulan itiraz üzerine bugün salıverildi. Alanya 2’nci Ceza Mahkemesi tarafından verilen serbestlik kararına ilişkin şu ifadelere yer verildi: “Sanığın zaten atılı suçtan 2 yılın üzerine tutuklu kaldığı ve ancak Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin bozma ve tahliye kararı üzerine serbest bırakıldığı, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre ve kanun yolu aşamasında geçecek süre de göz önüne alındığında tutukluluktan beklenen amacın adli kontrol tedbiri ile de sağlanabileceği değerlendirilmekle, sanık hakkında verilen tutuklama kararına Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın kabulü ile sanığın tutukluluk halinin kaldırılması işe tahliyesine, sanık başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise salıverilmesine.” SANIĞIN SALIVERİLMESİNE TEPKİ YAĞIYOR
Tutuklu sanık Selahattin S.’nin salıverilmesi üzerine Ayşenur’un ailesi ve Alanya dinamikleri isyan etti. Alanya Adliyesi önünde gerçekleşen basın açıklamasında konuşan Ayşenur’un babası Mustafa Sezer önceki gün vahşice katledilen Ceren Özdemir’e işaret etti. Antalya Barosu Alanya Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile Kadın ve Çocuk Haklarını Koruma Kurulu avukatları başta olmak üzere MHP’li, CHP’li, İyi Parti’li siyasiler, demokratik kitle örgütlerinin mensupları, kadınlar ve erkekler de Ayşenur’un “Adalet istiyoruz” diyen ailesini yalnız bırakmadı. 
‘KIZINIZ OLSAYDI BU KARARI ALIR MIYDINIZ?’ 
Ayşenur’un babası yetkililere vicdan çağrısında bulundu ve “Adalet istiyoruz. Tedirginiz. Sizin vicdanınız yok mu?” dedi. Kararın şokunu hala atlatamadığını söyleyen Ayşenur’un babası Mustafa Sezer Ordu’da hunharca katledilen 20 yaşındaki Ceren Özdemir’e işaret ederek “Benim can güvenliğim yoksa sokakta namuslu insanlar rahatça gezemeyecekse kanunlar neden var. Öz kızınız, karınız, bacınız olsaydı aynı kararı alabilir miydiniz? Sizlere soruyorum” dedi.
KIZ KARDEŞ ZEHRA: ‘CAN GÜVENLİĞİMİZ YOK’
Ayşenur’un kız kardeşi Zehra Sezer sanığın salınmasına isyan ederek “Biz bundan ne anladık şimdi? Sanık serbest bırakıldı. Benim 7’nci sınıfa giden bir kız kardeşim var. Ben varım. İkimizde açık hedefiz. Şu anda kardeşim de, ben de tedirginiz. Ben kendimi savunabilirim belki ama kardeşim kendisini savunamaz. Biz yetkililerden yardım istiyoruz. Adalet yerini bulsun. İlla benim veya kardeşimin de mi yok olması gerekiyor? Biz ablamı kaybettik.  Bir can daha vermek istemiyoruz. Annem bir evlat acısı daha yaşasın istemiyorum. Babam tekrar evlat acısı çeksin istemiyorum. Ben adalet istiyorum. Buradan yetkililere sesleniyorum ve hatırlatıyorum. Serbest kalan sanık daha önce de kaçtı. Hakkında tutuklama kararı vardı. 5 gün sonra saklanırken yakalandı. Can güvenliğimiz yok. Biz ne yapacağımızı bilmiyoruz” şeklinde konuştu. 
‘BU KARARLA SANIK ÖDÜLLENDİRİLMİŞTİR’
Kurul avukatlarından Zeynep Kıvanç Güzel adliye önünde yapmış olduğu açıklamada “Tüm kamuoyunun bildiği gibi Ayşenur Güven dosyasında vicdanları sızlatacak bir Yargıtay kararıyla sanık serbest bırakılmıştı. Sanık yerel mahkemede yeniden görülen duruşmaya gelmediği gibi sonrasında da hakkında tutuklama kararı olmasına rağmen firar ederek kaçmıştı. Kolluk kuvvetleri tarafından uzun süren araştırmalar sonucunda yakalanıp ceza evine gönderilmişti. Sanığın ceza evinde olması vicdanları bir nebze olsun rahatlatmıştı. Maalesef bugün sanığın itirazı üzerine Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tahliye ve elektronik kelepçe ile ev hapsine karar verilmiştir. 14 yılla yargılanan ve özellikle cinsel istismar suçuyla yargılan bir kişinin serbest bırakılması ne hukuka, ne akla, ne de vicdana uygundur. Bu kararla sanık resmen ödüllendirilmiştir. Kaçma iradesini ortaya koyan sanığın kaçmasının önü açılmıştır. Ayrıca bu karar ile toplumun ‘Suçlular cezasız kalır’ algısı maalesef perçinlenmiştir. Bu bir son değildir. Biz her zaman olduğu gibi bu sürecin de takipçisi olacağız. Yargı tarafından verilen ve toplumun vicdanını sızlatan, halkın hukuka güvenini sarsan bu kararına karşı hukuki mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Ayşenur’lar ölmesin! Kadına yönelik şiddet son bulsun diye biz buradayız ve her zaman burada olacağız. Mahkeme tarafından verilen bu yanlış karardan dönüleceğini umuyoruz” ifadelerini kullandı. 
‘KAMU VİCDANI BİR KEZ DAHA YARA ALDI’
Kurul avukatlarından Halime Şenli de verilen karara tepki göstererek “Maalesef sanık dün akşam itiraz ile serbest bırakıldı. Sabah öğrendik. Dosyaya baktık. İtiraz, 2. ağır ceza mahkemesinde incelenmiş, oy birliği ve savcılığın mütalaası ile tahliye edilmiş. Yani sözün bittiği yerdeyiz. Sabahtan beri çok sinirliyim. Direnme kararı verildi. Bu adamın dışarıda gezmemesi gerekiyordu. Önceki gün Ordu'da Ceren Özdemir öldürüldü. Dün Şule Çet davası vardı. Mahkemeden çok zor bir karar çıktı. Bu karalarla hiç kimse kadın cinayetlerinin azalacağını falan beklemesin. Bu ülkede kadın katliamı var! Bu ülkede kadınlar katlediliyor! Adalet buna seyirci kalmamalı, yetkililer seyirci kalmamalı. Ben iktidar partisinden açıklama bekliyorum. Lütfen açıklama yapsınlar. Bugün kırmızı ruj sürdüğü için tacize uğrayan başka bir kadın arkadaşımızın davası daha vardı. Davada sanık vekili dedi ki ‘Tacize uğradığı gece kırmızı ruj sürüp dışarı çıktı.’ Bizim sürdüğümüz rujlarımız, giysilerimiz gerekçe gösterilebilir mi? Erkek yaparsa elinin kiri, kadın yaparsa öldürülecek namus! Böyle bir şey yok. Ayşenur'un katilinin dışarıda olması gerçekten çok üzücü. Aile için çok iç yaralayıcı. Kamu vicdanı bir kez daha yara aldı. Ayşenur'un katilinin tutuklu kalmasında hiçbir yasal engel yok. Yasalar tümüyle uygun” şeklinde konuştu.

reklam
YORUM YAZ

GÜNLÜK GAZETE MANŞETLERİ (24 OCAK 2020 CUMA)