BIST 1104.43
DOLAR 7.7185
EURO 9.0226
GR ALTIN 463.619
Türk Toraks Derneği Korkutan Korona Açıklaması

Türk Toraks Derneği Korkutan Korona Açıklaması

16-08-2020 - 22:18 tarihinde yayınlandı
Türk Toraks Derneği pandemiyi gündemine alan zehir zemberek bir açıklama gerçekleştirdi. Açıklamada önceki gün Alanya gündemine oturan hastane istifaları da doğrulandı

PAYLAŞ/ABONE OL
1 HAZİRAN’DAN bu yana normalleşmeye çalışan Türkiye’de açıklanan ve arttığı görülen vaka sayıları ‘Normalleşemedik’ dedirtiyor. Pendemi koşulları ve alınması gereken önlemler halkın inisiyatifine bırakılıyor. Kuralların sıklıkla ihmal edildiği görülüyor. Vakalar da hızlı bir biçimde artıyor. Bakanlığın test politikaları gereği belirti göstermeyen kişilere test yapılmıyor. Ancak toplumda asemptomatik bireylerin virüsü yaymaya devam ettiği iddia ediliyor. Uzmanlar test politikalarının değiştirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor!

ALANYA O İDDİALARLA SARSILMIŞTI
Akdeniz çanağı geçtiğimiz Kurban Bayramı’nda yaşanan yol hareketleriyle birlikte virüsün gerçek yüzüyle tanışmış, vaka sayıları hatırı sayılır seviyede artmış ve virüs Akdeniz çanağına taşınmıştı. Son olarak ALKÜ Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden gelen haberler ise gündeme bomba gibi düşmüştü. Hastane bünyesinde çalışan doktorların toplu istifalarını temel alan iddialar Alanya’yı sarsmıştı. İddialar her ne kadar hastane başhekimliğince yalanlansa da, bugün o şok eden iddiaları doğrular nitelikte bir açıklama geldi. Türk Toraks Derneği tarafından gerçekleştirilen açıklamada vaka sayılarının güvenilir olmadığı ifade edilirken, Alanya’yı da yakından ilgilendiren “ Sağlık çalışanlarında tükenmişlik izlenmektedir. Son 1 haftada çok sayıda Göğüs Hastalıkları hekimi Alanya, Batman, Manisa başta olmak üzere, istifaları vermekte, emekliliklerini istemektedir” ifadelerine yer verildi.

YAPILAN AÇIKLAMANIN TAM METNİ
“Kamuoyunun dikkatine,
Türk Toraks Derneği, üyelerinden aldığı bilgiler doğrultusunda, Türkiye genelinde COVID-19 tanısı alan, hastaneye yatan, yoğun bakım tedavisi gerektiren hasta sayısında ciddi bir artış olduğunu gözlemlemektedir. Derneğimiz, bu bilgilerden yola çıkarak pandeminin kontrolünün kaybedildiği kaygısı taşınmakta ve birinci dalganın 2. zirvesine doğru hızla yaklaşıldığını düşünmektedir. Haziran ayı başı itibariyle, ekonomik gerekçelerle başlatılan “normalleşme” süreciyle birlikte, düğün, sınav, toplu taşıma, toplu ibadet, turistik seyahat gibi fiziksel mesafeyi ortadan kaldıran etkinlikler olağan kılınmıştır. Pandemi ile mücadele bireysel sorumluluğa bırakılmıştır. Eş zamanlı olarak hastanelerdeki pandemi servisleri azaltılmış, bazı hastaneler pandemi hastanesi olmaktan çıkarılmıştır. Bilimsel olarak PCR testinin hastaların sadece %40’ını saptayabildiği bilindiğinden, resmi rakamlara yansıyan hastalık ve ölüm sayılarının var olanın yarısından azı olduğu düşünülmektedir. Bu testin bile uygulanma şartları daraltılmış, hastalığı yayma olasılığı olan bireylere bile belirtisi yoksa test yapılmama kararı alınmıştır. Bu uygulama ile yakınması olmayan, teması nedeniyle enfeksiyon riski yüksek olan kişiler arasından yeni hasta bulma şansı yitirilmiştir. Haziran ve Temmuz aylarında hasta sayıları artmış, ancak hasta yatırma kriterleri değiştirilince COVID-19 ile ilgili sayıların Sağlık Bakanlığınca günlük olarak paylaşıldığı “turkuaz panoya” yansımamıştır. Artan hasta sayısı konusunda ayrıntılı olarak bilgilendirilmeyen vatandaşlar, pandeminin ciddiyetini kavrayamamış ve bir kısmı ise sürecin bu denli uzamasını neden gösterip süreci inkâr mekanizmaları geliştirmişlerdir.
Geldiğimiz noktada,
-Hastane ve yoğun bakım yatak kapasiteleri, son zamanlarda artan hasta sayısını karşılayamamaktadır.
-Artan hastalık yükü konusunda kamu yöneticileri kamuoyuna yeterli bilgilendirme yapmamaktadırlar.
-Tedavideki ilaç protokollerinde hâlâ hidroksiklorokin bulunması güncel literatür ile uyumlu değildir. Son dönemde bazı illerimizde güncel tedavi rehberinde önerilen favipiravir dâhil ilaç bulmakta sıkıntı yaşandığı bilgileri tarafımıza ulaşmaktadır.
-COVID-19 çoklu organ hastalığı iken birçok hastanede sadece göğüs hastalığı uzmanları tek sorumlu hekim olarak kabul edilmektedir. Bu da ilgili hekimlerin insanüstü iş yüküne maruz kalmasına yol açmaktadır.
-Sağlık çalışanlarında tükenmişlik izlenmektedir. Son 1 haftada çok sayıda Göğüs Hastalıkları hekimi Alanya, Batman, Manisa başta olmak üzere, istifaları vermekte, emekliliklerini istemektedir.
-Sağlık çalışanları COVID-19 olmaya ve yaşamlarını kaybetmeğe devam etmektedirler. COVID-19, sağlık çalışanları için, halen meslek hastalığı olarak kabul edilmemiştir. Hekimler canlarını hiçe sayarak pandemi mücadelesi sürdürürken, “Tıbbi hizmetlerin kötü uygulanmasından doğan sorumluluk” kanun teklifi verilmiştir. Teklif hekimler için ağır para ve hapis cezası içermektedir. Pandemi nedeniyle canı pahasına çalışan hekimlere böyle bir yasanın reva görülmesi ayrıca umutsuzluk ve haksızlığa uğrama duygusuna yol açmaktadır.
Türk Toraks Derneği, halk sağlığının öncelikle gözetilmesi, akciğer sağlığının geliştirilmesi, üyelerinin özlük hakları korunması için yıllardır emek veren köklü bir uzmanlık derneği olarak Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere tüm yetkili kamu kurumlarından pandeminin kontrolü için aşağıdakilerini talep etmektedir.
1. Test sayısı artırılmalıdır.
2. Pandemi ile mücadele bireylere bırakılmamalıdır.
3. Pandemi hastane planlaması tüm paydaşları içermelidir.
4. Favipravir gibi tedavide önemi olan ilaçlara ulaşım problemleri çözülmelidir.
5. COVID-19 sağlık çalışanı için meslek hastalığı kabul edilmelidir. Hastalık ve ölüm durumlarına özgü hak artırıcı düzenlemeler yapılmalıdır.
6. Kamu pandemi yönetimi şeffaf ve gerçekçi veriler sunmalıdır. Hayatını bu mücadeleye adamış hekimlerin görüşleri alınmalıdır.
7. “Tıbbi hizmetlerin kötü uygulanmasından doğan sorumluluk” kanun teklifi geri çekilmelidir. Hekimlerin çalışma koşullarını iyileştirme çalışmalarına ağırlık verilmelidir.
8. Bütün epidemiyolojik veriler sağlık çalışanları ve kamuoyu ile paylaşılmalıdır.” 

reklam
YORUM YAZ

GÜNLÜK GAZETE MANŞETLERİ (24 EYLÜL 2020 PERŞEMBE)